20 Temmuz 2012 Cuma



Çocukluğumun şarkısı diye elalem oradan buradan bir şeyler söyler de benimki en garibi sanırım. Kral'da şu şarkı çıksın diye az beklemezdim. Hala olduğu gibi ''Beautiful and sexy'' den sonrasını uyduruyordum. Gerçi çocukken o kadarını anlamak bile büyük bir şey sanırım. 


24 Haziran 2012 Pazar

Aslında hep güzel değildim. Sadece güzel gördüm...





Geçenlerde yeni bir fotoğraf şoku yaşadım. Doğduğumda bembeyaz, kıpkırmızı yanakları, yemyeşil gözleri olan tombik bir bebekmişim. Hatta hemşireler taşımakta epey güçlük çekermiş. 
Sonradan ne yazık ki büyümüşüm ve korkulu günler başlamış. 4 yaşında tam bir erkek olmuşum. Annem saçlarımı az bulduğu için gitmiş sıfıra vurmuş. Yavaş yavaş uzayan dalgalı sarı saçlarım olmuş. Annemde sanki memlekette kızlara giydirilecek pembe bir şey yokmuşcasına gitmiş mavi bir tshirt giydirmiş bana. Fotoğraf makinesine bakarken elalem peeeynir derken ben gitmiş çığlık atmışım. Mübarek karaciğerime kadar görünüyor. :) Neyse. 
Birkaç yılın ardından bana yine bir haller olmuş. 6 yaşlarındayım. Amcamın düğünündeyiz. Saçlarım topuz yapılmış, kırmızı yanaklarımla uyumlu kırmızı güzel bir kazak giymişim. Fakat altımda bariz ''don'' var. Kırmızı çiçekli gibi bir şey. Tamam uyumlu ama cidden don yani. 
Bu defa biraz daha ileri gidiyorum ve 14 yaşındayım. Düğünlerde boy göstermeye başlamışım. Kırmızı siyah gayet güzel bir elbise giymişim. Fakat bu defaysa kahkülüm iğrenç bir şey olmuş. Saçımı yapma zahmetine girmemişim ki o günleri hatırlıyorum o gün kendimi o düğünün en güzel kızı gibi görüyordum.......
Şuan 17 yaşındayım. Sadece güzel diyebileceğim fotoğrafları el altında bulunduruyorum. Onun dışında kötü fotoğraflarımın hepsini katlettim. Ve şimdi küçüklük fotoğraflarımı görenler bana hayranlıkla bakıyor. İşin en garip tarafı 1 yıl içinde dünyanın değişimini yaşıyorum. Seneye 18 yaşındayım ve 17 yaşındayken bok gibi bir kızmışım lafları edeceğim galiba...
Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisiymiş. Yalan. Kendimi dünde bugünde güzel hissediyor, güzel görüyordum. Ve bu yarında böyle olacak. Görüşlerin zamanla değiştiği bir gerçek. Ama her şeyin değiştiği kısmına gelince... aslında pek inandırıcı değil. :)

6 Mayıs 2012 Pazar


Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık.



( 27 Şubat 1947 - ∞ )



Yüreğimizin derinliklerine kök salmış bir çınardır kavgamız
ummana ulaşmak için coşkunca
yatağına sığmadan akan ırmaktır sevdamız
Deniz'in, Yusuf'un, Hüseyin'in bileklerine kelepçe düşmüş
Mahir'in o dağ yüreğine tarifi imkansız sızılar
bağrına saplanan hançerdir boyunlarımıza yağlanan urgan
ölüme sayılan günler özgürlüğü sayılsın diye
düştü yola Mahir, bastı tetiğe


Grup Yorum - Şarkışla











Çok gülen insana iyi davranın,
 Çünkü bir yerlerde hep tek başına ağlar...

27 Mart 2012 Salı





Bir gün gideceksin. 
Ve ben yine benimle kalacağım.
Yüzlerce gözyaşı eşlik edecek yoluna
Keşkelerle...
Zaman akıp giderken
Boğulacaksın.
 Bensizliğin akıp gittiği sularda...

7 Mart 2012 Çarşamba

Sevda ...




Her üşüyüşümde sanki iliklerime kadar ısınmak nedir bilmez gibiyim. Her kış iliklerime kadar donar bir türlü yazları sıcaktan kaçmaya çalışmaktan vazgeçmem. Sevda da öyle. Yakalanmak için çırpınır yakalanınca bir
sincap misali toz olurum. Her yakalanışımda bir daha yakalanmak  için gösterdiğim çabayıysa hiç sormayın ...